Neler yeni

Foruma hoş geldin ?, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

BEBEKLİK DÖNEMİ

BEBEKLİK DÖNEMİ

Yenidoğan Bebeğin Görünüşü​

Bebekler için doğum aslında sadece bir ortam değişikliğidir. Bebekler, oldukça gürültülü ve nispeten karanlık bir ortamdan daha aydınlık, çok farklı seslerle dolu ve akciğerleriyle soluk aldıkları yeni bir ortama geçerler. Bu ortamda ne kendilerinin ayrı bir varlık olduklarının ne de kazara gözlerinin önünden geçen ellerinin kendilerine ait olduğunun farkındadırlar. Ancak önceki 9 aylık dönemde o kadar iyi donanmışlardır ki yaşamla baş edebilirler. Eğer siz de bebek bakımı konusunda yeteri kadar donanımlıysanız bebeğiniz daha sağlıklı ve daha hızlı bir gelişme kaydedecektir.

Bebeğiniz doğduğunda sizin fotoğraflarda gördüğünüz ve hayallerinizi süsleyen bebeklere benzemeyecektir. Bu size hayal kırıklığı yaşatmasın; çünkü yenidoğanın görünüşü genellikle bebeklerinkinden farklıdır. Yenidoğanın omuzları dar, karnı geniş, başı gövdeye oranla büyük ve uzun ya da doğum sırasındaki baskı nedeniyle şekli bozuk olabilir. Fakat birkaç gün içinde kafa normal yuvarlak halini alırken bir kaç hafta içinde de bebek görünümü ortaya çıkar.



Yenidoğan Bebeğin Duyuları​

Bebeklerin hemen hemen tüm duyuları doğumdan önceki dönemde gayet iyi gelişmiş durumdadır. Bebekler anne karnındayken sesleri işitebildikleri için bazı seslerle sakinleşip bazı seslerle daha canlı ve hareketli bir duruma geçebilirler. Örneğin çamaşır makinası ve elektrik süpürgesi gibi makinelerinin sesleri anne karnındaki seslere benzer ve kalp atış sesi gibi ritmik olduğu için çoğu bebeği sakinleştirebilir. Yenidoğanlar ani ve yüksek seste irkilirler.

Bebeklerin dokunma duyuları da iyi gelişmiştir. Doğdukları andan itibaren sünnet gibi deriye acı veren işlemlere duyarlı oldukları ve ısı değişmelerine tepki verdikleri bulunmuştur. Yenidoğan oldukça iyi gelişmiş tat duyusu sayesinde tatlı, tuzlu ve ekşiyi ayırtedebilir. Bebeklerin önce tatlıyı tercih ettikleri, tuzlu tercihlerinin ise daha sonra geliştiği bulunmuştur. Yenidoğanın, yetişkinlerin hoş ve nahoş olarak ayırt ettikleri kokuları ayırt edebildiği, meme emen 1 haftalık bebeklerin biberonla beslenen bebeklere göre anne kokusuna daha duyarlı oldukları ve kız bebeklerin kokuları, erkek bebeklerden daha iyi tanıdıkları bulunmuştur.

Bebeklerin en zayıf duyusu görme duyusudur. Yetişkinler kadar net görme ancak 4-5 yaşlarında gerçekleşir. Görme keskinliğinin iyi olmamasına rağmen yenidoğan gözüyle yavaş hareket eden bir nesneyi izleyebilir ve 2 aylıkken de bir nesneyi gözüyle tarayarak inceleyebilir. Yaklaşık 3 aylıkken renkleri ayırt edebilir ve birbirine zıt renkler içeren karmaşık ve hareketli şekiller ile insan yüzüne bakmayı tercih eder.



Yenidoğan Bebeğin Refleksleri​

Bebeğin en temel donanımları reflekslerdir. Bu reflekslerin varlığı başlangıçta yaşamı sürdürme açısından çok önemlidir ve sinir sisteminin iyi gelişmiş olduğunun bir işaretidir. Ancak bir yıl içinde bebek büyüdükçe daha üst beyin yapıları gelişir ve bu refleksler yavaş yavaş ortadan kalkarak, yerlerini istemli hareketlere bırakırlar. Bebeğin yaşamsal reflekslerinden biri emme ve bununla bağlantılı olan arama refleksidir. Bebeğin yanağına memenin ucu değdiğinde bebek başını o yöne doğru döndürerek ağzıyla memeyi arar. Meme, parmak veya herhangi bir şey ağzına verildiğinde emmeye başlar. Bebek bazen beslenmek için bazen de kendini rahatlatıp yatıştırmak için emer. Bir başka refleks de, bebeğin karnı yere değecek şekilde yatırıldığında emeklemeye benzer hareketler yapmasıdır. Ayak tabanları yere değecek şekilde dik tutulduğunda da adım atma hareketi yapar. Ancak tüm bu reflekslerin gerçek emekleme ve yürüme davranışıyla bir ilişkisi yoktur ve bir süre sonra kaybolur. Diğer önemli bir refleks de yakalama refleksidir. Bebek avucunun içine konan herhangi bir şeyi parmaklarıyla sıkıca kavrayarak tutar. Reflekslerden biri de bebeği elleyip bellerken davranışınızın sert olup olmadığı konusunda size bilgi sağlamaktadır. Eğer bebeğin çok ağır olan başını elinizle desteklemeden yatağa bırakıyor ya da onu çok sert bir şekilde kaldırıyorsanız bebek, ellerini ve ayaklarını iki yana doğru açıp tekrar karnına doğru çeker. Bu refleks ani gürültülerde de ortaya çıkar.



Bebekler Arası Farklılıklar​

Bebeklerin bedensel özellikleri gibi mizaçları da farklıdır. Bebeklerin doğuştan getirdikleri özellikler, anne karnındaki yaşantıları, doğum süreci ve sonrasında yaşadıklarının tümü bebeğin yaşama uyumunu etkilemektedir. Sizin geçmiş çocukluk yaşantılarınız ve kişiliğiniz de bebeğinizin nasıl bir bebek olmasını istediğiniz üzerinde rol oynamaktadır. Eğer bebeğiniz sizin beklentilerinizi, sizin doğallıkla verdiğiniz bakım da bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılıyorsa siz ve bebeğiniz arasındaki etkileşim daha başlangıçta iyi ve kolay olacaktır. Eğer bu ikisi birbirine uymuyorsa bebeğiniz ve siz birbirinize uyum sağlamaya çalışmalısınız. Genellikle bebeğin ilk zamanlardaki tepkileri doğum öncesi yaşantıya ve doğuma bir tepki olabilir. Yani bebeğin sinir sistemi bu değişimlerin üstesinden gelmeye çalıştığı için bebeğin davranışlarını anlamak zor olabilir. Ancak zaman içinde bebek değişecektir. Anneler ya da bakıcılar bunu göz önünde tutarak bebeğe karşı davranışlarını, bebekte zaman içinde ortaya çıkan değişmelere uyacak şekilde değiştirmelidirler. Önemli olan bebeği sakin ve huzurlu kılmaktır ve davranışlarınız buna hizmet ettiği sürece problem yoktur.

Bebekler, etraftaki seslere, açlığa ve huzursuzluğa tepkileri, ısı değişmelerine ve dokunmaya duyarlılıkları, uyku gereksinimleri, ağlamaları, yatıştırılmaları ve bakım veren kişiyle etkileşimleri açısından çok önemli farklılıklar gösterirler. Anne babanın görevi bebeğin tüm bu davranışlarının (tüm bu durumlardaki tarzının) ne olduğunu anlamaya çalışmaktır. Bebeklerin tarzı onların mizacıdır ve büyük ölçüde doğuştan getirdikleri özelliklerdir. Doğumdan sonraki ilk bir kaç hafta içinde bebekler mizaçları açısından farklılıklar gösterirler. Bir araştırmacı 5 tip bebek ayırt etmektedir:

Kucaklanamayan Bebekler: Çoğu bebek yetişkinlerle yakın ve sıcak temastan hoşlanır. Oysa kucaklanmayı sevmeyen bebekler, fiziksel olarak sınırlanmaya ve kollar arasında sıkışmaya tahammül edemezler. Hareketlidirler ve genellikle ayaklarını özgürce hareket ettirmekten hoşlanırlar. Kucaklanmaktan daha çok göz teması kurmayı tercih ederler. Kendi yerlerinde yatarken öpülmekten ve elleri ile ayaklarını oynatarak hareketler yaptırılmasından hoşlanırlar.

Mutsuz Bebekler: Uyku, uyanıklık ve açlık gibi farklı durumların birinden diğerine geçmeleri çok zordur. Bebek aslında yorgun ve huysuzdur fakat uykuya dalacak kadar rahatlayamaz. Açlıktan dolayı ağlanıp sızlanır ancak yine de emmekten hoşlanmaz. Beslenmesi genellikle yavaş ve zordur, daha yavaş kilo alır. Karnı tok ve uyanık olduğu zamanda da çok sosyal değildir. Ne kucakta tutulmaktan, ne kendisine konuşulmasından ne de karyolasına geri götürülmekten hoşlanır. Büyük olasılıkla gece sık sık uyanır. Elleriyle oynamaya başlaması ve gülümsemesi geçtir. Görünürde bir neden yokken bebeğin sürekli ağlaması sizin kendinizi yetersiz hissetmenize yol açabilir. Bu bebeklerin aldıkları bakımdan değil aslında rahim dışı yaşamdan hoşlanmadıkları düşünülür. Sabırla ona daha yakın olmaya ve sevginizi göstermeye çalışırsanız onun daha mutlu olmasını sağlarsınız. Eğer bebeği kendi tepkileriyle bırakırsanız mutsuzluğu daha da artacaktır. Bebeğinizin mutsuz bir bebek olup olmadığına karar vermeden önce onu yeterli derecede sıcak tutup tutmadığınıza, yeteri kadar beslenip beslenmediğine, yumuşak bir şeye sardığınızda rahat uyuyup uyumadığına dikkat edin. Bebeği ancak mutlu olduğu zamanlarda yeni bir yaşantıya sokun. Örneğin yeni bir gıdayı denemek gibi.

Sinirli Bebekler: Yüksek şiddette ses, ışık gibi uyaranlarda tüm bebekler irkilirler. Bazı bebekler ise daha az şiddette olanlarda bile aynı tepkiyi verirler. Bebek titrer, rengi gider ve ağlar. Bu bebeklerin tipik davranışı...
İçeriğin tamamını görüntülemek için lütfen giriş yapın. Giriş yap veya üye ol.
 

Ekli dosyalar

  • BEBEKLİK.doc
    97.5 KB · Görüntüleme: 0

Foruma hoş geldin ?, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.