Neler yeni

Foruma hoş geldin ?, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

ÇOCUK EĞİTİMİNDE AİLENİN ROLÜ SEMİNERİ

ÇOCUK EĞİTİMİNDE AİLENİN ROLÜ SEMİNERİ

Bu seminerde ele alacağımız konuları açık ve net bir şekilde ortaya koyabilmek ve zihinlerde soru işareti veya çelişkilere sebebiyet vermemek için uzun süren bir çalışma sonucu bir çok Eğitimcinin yıllardır kazandıkları birikimlerden ve çeşitli pedagoji kitaplarından da istifade ederek bir eğitim notu hazırladık ve burada sizlere bunu sunmaya çalışacağız. Aksi takdirde, bu gibi çok hassas olunması gereken konuların sözel olarak konudan konuya atlayarak anlatılması kafaları iyice karışıyor ve problemlerin çözümü iyice zorlaşabiliyor.

NEDEN BÖYLE BİR SEMİNER​


Eski devirlerin birinde bilge bir devlet başkanı etrafındaki adamlara bir servetiniz olsa neler yapardınız diye fikirlerini sorar. Oradakiler hanlar, hamamlar yaparım, aşevleri yaptırırım, camiler, kütüphaneler yaptırırım, şeklinde fikirler öne sürerler. Bunları dinleyen o bilge insan bu dediklerinizin hepsi güzel yatırımlar fakat ben olsaydım o serveti insan yetiştirmeye kullanırdım. Çünkü iyi yetişmiş insan olduktan sonra bu dediklerinizin hepsi olur. İdeal insanlar olmadan ise, bunların hiç biri istendiği gibi olmaz der.

Özellikle son bir iki asırdır milletçe diğer dünya devletleri arasında yaşadığımız mağduriyetler, mazlumiyetler ve geri kalmışlığın temelinde kaliteli (ideal) insan eksikliğinin olduğu herkesin hemfikir olduğu bir gerçek. Günümüzde anne-babalar çoğu zaman çocuklarını geleceğe daha iyi hazırlayabilmek için ya da çağın ekonomik şartlarına ayak uydurabilmek için bazı psikolojik ve pedogojik yanlışlar yapmaktadırlar.

İşte biz bu seminerimizde, bir insanın kişiliğini bozmadan nasıl ideal bir insan olarak yetiştirebileceği ve yetiştirme konusuna da -genel olarak- büyüklerin düştükleri hatalara değinmek istiyoruz. Yoksa çocuk eğitimine ilişkin konuları her şeyiyle anlatmak için uzun bir kurs düzenlemek gerekir.

Eğitim-Öğretim sezonu başladığında öğrenci velileri çocuklarıyla beraber okulumuza gelir ve "Eti senin kemiği benim" ifadesi artık klasikleştiği için, hocam "eti de kemiği de senin" deyip çocukları bize teslim ediyor. Ve, artık biz çok ısrarla çağırmadıktan sonra pek okula uğramıyorlar. Herhangi bir veli toplantısı için çağırdığımızda da istediğimiz katılım her zaman sağlanamıyor. Bir çocuğun yetiştirilmesi konusunda çocuğun bize teslim edilmesi ile, velilerin işi bu kadarla bitiyor mu acaba?

8 saat bizimle, 16 saat ailesiyle beraber olan öğrenci için ailenin, özellikle babanın ne gibi sorumlulukları vardır? Acaba babalar olarak çocuklarımızın beklentilerine cevap verebiliyor muyuz, çocuklardan istenenlere karşılık onlar babalardan neler bekliyorlar, şimdi bu konuyla ilgili çalışmamızı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

İyi bir çocuk yetiştirmek için anne babanın "çocuk eğitimi" konusunda gerekli bilgileri edinmeleri mutlaka şarttır. Çünkü insan yetiştirme yanlış adım affetmez. Günümüzde müstakil bir bilim dalı olarak Psikolojiyi ele alan insanların hep Batıdan çıkması ve bunların içinde Freud gibi insan fıtratına aykırı bazı düşünceleri olan insanların bulunması bizim insanımızın Psikolojiye uzun bir süre kapalı kalmasına sebep olmuş.

Ülkemizde Psikoloji ilmine olan bu yabancılık kendini en çok eğitim sahasında gösteriyor. Nasıl ki basit bir makinenin kullanılabilmesi için o makine konusunda mühendislik fakülteleri açılıyor, kitaplar yazılıyor, araştırmalar yapılıyorsa, binlerce makineden daha kompleks bir psikolojik ve biyolojik yapıya sahip bir insanı yetiştirmek için de, o işin eğitimini almak önemli olsa gerek!...Çocuğun yanımızda sadece bedenen normal gelişimini sürdürmesi, büyüyor olması onu iyi yetiştiriyoruz anlamına gelmez!...


ÇOCUK YAŞADIĞI ORTAMDAN İZLER TAŞIR


Çocukların olumlu ya da olumsuz yetişmeleri, içinde bulundukları ve geliştikleri ortamın durumuna bağlıdır. Bir anne-baba için iyi çocuk yetiştirmenin ilk basamağı, çocukların her davranışından, çevreden ve okuldan önce kendilerinin birinci dereceden sorumlu oldukları bilincine varmaları gereklidir. Çocuk ev ortamında "konuşmayı" kendi kendine birinin ona özellikle konuşmasını öğretmesine gerek kalmadan öğrendiği gibi her türlü tavır, davranış ve düşünceyi de ev ortamında tabii olarak alır. Çünkü öğrenme hemen çocuğun doğumuyla başlar.

Çocuklarının yaramazlıklarından, huysuzluklarından, itaatsizliklerinden televizyonun karşısına geçip faydalı-faydasız her programı seyretmelerinden, ders çalışmalarından yakınan büyükler, her şeyden önce ev ortamını ciddi bir şekilde mercek altını almalıdırlar. Eğer ev ortamı böyle problemlere sebebiyet verecek durumda ise her şeyden önce bunlar çözülmelidir.

İnsanlar yeni bir şeyi öğrenirken genellikle kendilerine bir model seçerek onu taklit ederler ve bu tip öğrenme çocuklarca belki de önemli öğrenme biçimidir. Çocuklar karşılarında daima öğütler veren insanlar değil, o öğütleri yaşayan modeller görmek ister. Çocuğa "kitap oku" tavsiyesinden ziyade kitap okuyarak bunun aşılanmasının daha etkili olduğunu herkes takdir eder.

Kitap okuyan bir ailenin çocukları kitap okumuyorsa bu duruma şaşırıp nedenlerini araştırmada haklı olunabilir. Fakat büyüklerin kitap okumadığı bir evde çocuğun kitap okumamasından yakınmanın ne kadar haklı olup olmadığını takdirlerinize havale ediyorum.

Evet, kısaca, normal akli ve ruhi melekelere sahip bir çocuğun yetiştirilmesindeki tüm sorumluluk çevreden, okuldan önce anne-babaya aittir dersek herhalde mübalağa etmiş olmayız. Çünkü bütün psikologlar insanın karakterinin 7 yaşına kadar büyük ölçüde biçimlendiğini ifade ederler. İşin asıl garip tarafı, büyüklerin bütün bu sonuçlardan sadece çocuğu sorumlu tutup her zaman onu suçlamalarının, işin çözümünü büsbütün zorlaştırdığının farkında olmamalarıdır.

ÇOCUĞUNUZUN İKİDE BİR NASİHAT VERMEYİN​


Bazı Gerçekleri Anlatmak İçin Uygun Fırsatları Kollayın​

Çocuğunuza olur olmaz her yerde, "Bizim zamanımızda nerde böyle güzel kitaplar, dergiler; bir çantamız dahi yoktu, eşyalarımızı bir torbaya doldurulur öyle okula giderdik; düzgün bir ayakkabımız, ceketimiz bile yoktu," gibi eskiden yaşadığımız olumsuz şartları anlatıp kendilerine sağladığınız imkanları onların başına kakmayın. Bu söylenenler yaşanmış gerçekler olsa da genelde çocuklar eleştirdikleri, azarlandıkları zaman söylendiği için, çocuğun bir kulağından girer birinden çıkar.

Bunlar çocukla iyi bir iletişimde bulunulan anlarda söylenirse daha eğitici olur ve bu acı gerçekler çok ucuza satılmış olmaz. Ayrıca 13 yaşındaki çocuğunuzdan 30 yaşındaki bir insanın düşünce ve şuurunu bekliyorsunuz. Halbuki onda mantık değil, daha ziyade his hakimdir. Siz kendi kendinize "ben onlara bu kadar imkan sağlıyorum, bu kadar zorluklara katlanıyorum onun hiç umrunda değil" diye düşünerek, onu nankörlükle suçlarsınız. Fakat nasıl ki çiftçi diktiği bir ağaçtan hemen meyve vermesini beklemez.

Uzun süre onlarla uğraşır, sular, bakımlarını yapar, etraflarını açar ve nihayet yıllar sonra onlardan istifade etmeye başlar. Bir çocuk da sizin şimdi diktiğiniz bir tohum gibidir. Sizin ona sunduğunuz imkanları bugün değil yıllarca sonra, olgun bir insan olduğu zaman değerini anlayacaktır. O zaman, "Allah anne babamızdan razı olsun. Benim yetişmem için benden hiç bir şeyi esirgemediler. Kendileri yemedi içmediler bana yedirip içirdiler, her türlü imkanı bana sağlamaya çalıştılar " diyerek sizleri hayırla anacaklardır.


Okulumuzda bu yıl katılan bir öğrenci velisi okula gelip bana şunları anlatıyor;

Çocuğumu daha önce başka bir okula vermiştim. Zamanla çocuğumda birtakım değişiklikler olmaya başladı. Bir dönem saç uzatıyor, bir dönem garip garip elbiseler giyiyor, gidilmemesi gereken yerlere gidiyor, bize karşı davranışları değişiyor, vs. Bir gün canıma tak etti, oğlumu çektim karşıma ve oğlum nedir bu yaptıkların, neden böyle davranışlara giriyorsun şeklinde sitem ettim.

Oğlum hiç beklemediğim şu cevabı verdi; "Bu okula beni sen verdin. Okuldaki arkadaşlarım böyle davranıyor ve yaşıyorlar. Benim onlarla...
İçeriğin tamamını görüntülemek için lütfen giriş yapın. Giriş yap veya üye ol.
 

Ekli dosyalar

  • ÇOCUK EĞİTİMİNDE AİLENİN ROLÜ SEMİNERİ.doc
    290 KB · Görüntüleme: 0

Foruma hoş geldin ?, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.