Neler yeni

Foruma hoş geldin ?, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

PSİKİYATRİ'DE HİPNOZ İLE GENEL TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

PSİKİYATRİ'DE HİPNOZ İLE GENEL TEDAVİ YAKLAŞIMLARI VE PRENSİPLERİ

Uz. Dr. Tahir ÖZAKKAŞ[1]

Hipnoz, olağanüstü veya mucizevi bir şey değildir Yüzyıllardır uygulanan, normal ve olağan bir yöntemdir. Hastalarla kaynaşmada, anlaşmada ve onları anlamada uzun yıllardır, bir yaklaşım tekniği olarak kullanılmaktaydı. Fakat eski dönemlerde bilimsel olarak incelenmemiş, sadece kültürel bir birikim olarak nesilden nesile aktarılmıştı. Ama son yüzyılda bilimin gözlemi içine girerek, gerçek yerini almıştır. Bu sayede de sihir, büyü veya gizem dünyasının bir parçası olmaktan sıyrılmıştır.

Hipnoz, her şeyi tedavi eden olağanüstü bir tedavi yöntemi de değildir. Hipnoz tıpta ve psikiyatride kullandığımız bir çok teşhis ve tedavi yöntemlerinden sadece birisidir. Bu çerçevede hekimlerin elinde hastaları için kullandığı bir araç ve alet gibidir. Hipnoz vasıtası ile belki de hastaların kendi iç dünyalarını anlayarak ve problemlerin kaynaklarını keşfetmeleri daha kısa sürede mümkün olmaktadır. Bunun da ötesinde hipnoz hastaların veya normal bireylerin kişiliklerini geliştirmede, performanslarını artırmada kullanılan ve hipnotistin bu çerçevede yardım ettiği bir uygulamadır. Hipnoz vasıtası ile hasta hekimine kendi iç dünyasına girmesine izin verir. Hekiminden kendisini keşfetmesini ister. Tıbbi ve psikiyatrik problemleri olan hastaların tedavisinde, hipnozun ilk uygulama yönü bu olsa gerek... Yani iç dünyanın keşfi...

Psikolojik açıdan problemleri olan bireyleri olumlu yönlere kanalize edebilmek ve doğruyu gösterebilmek için onları tanımamız gerekir. Hipnoz sayesinde, hastalarımıza direk yoldan ulaşarak iç dünyalarındaki karışıklık, karmaşıklık, çatışmalar, uzlaşmalar ve hesaplaşmaşmaların bir dökümünü ele geçirebiliriz. Hipnotik yöntem ile hastanın geçmişini video kayıttan seyrederken, geleceğine yönelik tedavimizi planlarız.

İnsanın temel iki içgüdüsü olarak ileri sürülen ölüm ve yaşam içgüdüsü değişik kültürlerde değişik isimler almıştır. Uzak doğu da Ying ve Yang teorisi olarak karışımıza çıkan bu düalist hayat anlayışı Freud'a Eros ve Thanatas olarak, islam kültüründe de Şehvet (Üretkenlik anlamında) ve Tahrip (Savunma anlamında) içgüdüsü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu iki temel dürtünün tabii seyrinden ayrılması bir çok psikolojik rahatsızlıkları ortaya çıkarmaktadır. Nevroz grubu tüm zihinsel rahatsızlıklar bu iki iç güdünün patolojik yöneliminden kaynaklandığı iddia edilmektedir.

İnsanlar zaman zaman tahrip içdüsü ile yanıp tutuşurlar. Bu normal hayatta her bireyin karşılaşabileceği bir duygu olabildiği gibi, boyutları büyürse hastalık sınırına girer. İşte insanlar zaman zaman içlerindeki bu olumsuz duyguları boşaltacak bir nesne ararlar. Bu nesne, zaman zaman kendileri olabileceği gibi ailesi, çevresi hatta tüm toplum olabilir. Eğer bu içerde birikmiş gerilim ve tahrip gücü yönlendirilip, olumlu şekilde boşalma kanalları bulunmaz ise bir çok problem ve hastalığı beraberinde getirir.

Birey kendi kendini suçlayarak tahribe başlarsa sonucun nerede biteceği kestirilemez. Bu intihara kadar uzanan bir çizgiyi beraberinde getirir.

İşte sosyal müesseseler, ailevi ilişkiler, kültürel yardımlaşmalar birer boşalma ve rahatlama kanallarıdır. Psikoterapi ve dolayısı ile hekim ile olan karşılıklı ilişki hastalıklı veya hastalık sınırına gelmiş bireyler için alternatif birer boşalım kanalıdır.

Çağımızda, toplum içinde yalnız kalan bireyler umutlarına ulaşamayıp hayal kırıklığına uğrayınca psikolojik bunalıma düşmekte ve bir çok semptom geliştirmektedir. Binlerce psikosomatik hastalık toplumu sarmış durumda. Hemen hemen tüm organik hastalıkları taklid eden bu psikosomatik hastalıklar kişilere birer patolojik çıkış yolu yaratmakta ve iç olumsuz enerjilerini bu şekilde boşalmasını sağlamaktadırlar.

PSiKOTERAPi VE HiPNOZ

Akıl ve nefs hastalıklarının tedavisinde birincil tercih her zaman medikal ilaç tedavisidir. Kısa süreli olması, ekonomik olması, subjektif değerlendirmelerin etkisi altında kalmaması en önemli temel özellikleridir. Bunun yanında ilaç tedavisinin getirdiği bir çok olumsuzluklar elbette söz konusudur. İlaç suistimali, yan etkileri, toksik sonuçları ve interpersonel ilişkiler ihtiva etmemesi olumsuz yönleri olarak sayılabilir.

İlaç tedavisinin etkisiz kaldığı veya olmadığı veya hasta tarafından tercih edilmediği durumlarda uygun hastalara psikoterapi uygulanabilir.

Bazı hastalara eklektik bir yaklaşımla hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi uygulanması yaygın kullanımı olan diğer bir yöntemdir.

Biz de hipnoterapi endikasyonu koyduğumuz nevroz grubu hastalarımızda eklektik bir tedaviyi tercih etmekteyiz. Hastanın yararına olabilecek tüm çözümler bizim için çok değerlidir.

Hipnoterapi yalnız başına hiçbir şey ifade etmeyen bir terimdir. Ancak dinamik psikiyatri ve mevcut tüm psikoterapi teknikleri ile bütünleştirildiğinde çok büyük bir anlam ifade etmektedir.

Bu nedenle hipnoterapiyi tam kavrayabilmek için dinamik psikiyatriyi ve tüm psikoterapi tekniklerin çok iyi bilmemiz gerekmektedir. Çünkü mevcut psikoterapi yöntemleri bir kısım adaptif değişiklikler ile hipnoz altında uygulanmaktadır. Bu nedenle hipnoterapik uygulamalara geçmeden önce psikoterapi yöntemleri hakkında bilgi vermenin uygun olacağı kanaatindeyim.

PSİKOTERAPİ UYGULAMALARI

Prof. Dr. Cengiz Güleç Psikoterapi'yi şu şekilde tanımlamaktadır. "Psikoterapi, daha olgun ve uygun bir ruhsal denge sağlamak amacı doğrultusunda zihinsel ve duygusal bozukluk gösteren hastalarla düşünce ve duygu alışverişi kurularak yürütülen bir tedavi bilim ve sanatıdır. Patologlar dışında tüm hekimler az ya da çok başarı ve beceri ile belirli bir dereceye kadar psikoterapi yaparlar. Çok genel bir başlak altında söylemek gerekirse, duygusal çatışmaları çözümleyen, bu çatışmalardan doğan kaygı ve gerginlikleri, çökkünlükleri azaltan, ruhsal uyum düzeyini artıran, kişilerarası ilişkileri daha olgunlaştıran tüm teknik ve yöntemlere psikoterapi diyebiliriz." (Güleç, s:11, 1993)

Muhterem hocamız Prof. dr. Orhan Öztürk'ün psikoterapi tanımı ise şu şekilde belirtilmiştir."Psikoterapi, çok geniş anlamda, ruhsal yollarla yardım ve iyileştirme demektir. Bu tanıma göre bütün eğindirim (telkin), inandırma (ikna), kişiyi değiştirme yolları psikoterapi teriminin kapsamına girebilir. Hastayı rahatlatmak için yapılan dua, verilen bir muska, düzenlenen bir ilkel tören de psikoterapi sayılabilir. Ancak, hekimlikte ve ruhbilimde kullanılan anlamıyla psikoterapi deyince, çağdaş ruh hekimliği ve ruh bilim bilgilerine dayanan ve hasta ile karşılıklı ilişki ve iletişimi kullanan bir takım uygulamalar anlaşılır." (Öztürk, 1989 s:21)

Aslında psikoterapinin muhtevasına baktığımızda toplumun her kesiminin karşılıklı olarak yaptığı olumlu iletişimlerine de psikoterapi demek mümkündür. Yani eğitimle iç içe bir durum arzetmektedir. İnsanları güzele, iyiye, doğruya ve olumlu mücadeleye davct eden, egoyu güçlendiren tüm çalışmalar aslında bir psikoterapidir. Öğretmenin öğrenci üzerindeki tavrı, imamın inanan insana tavsiyeleri, toplum liderlerinin etkiledikleri insanlara verdikleri tüm olumlu mesajları da bu kategoriye katmak mümkündür.

Kişinin kendisi ve çevresi ile olan uyumsuzlukları bu çerçevede tamir edilmeye çalışılır. İçsel ve dışsal tüm desteklere rağmen kişi kendisi ve çevresi ile olan barışıklılığını kaybeder ve sıkıntıya düşerse o zaman bilimsel anlamda sistematik bir psikoterapiye ihtiyaç duyar. Bu anlamda uygulanan psikoterapi bilimsel ve sistematiktir. Hedefleri vardır ve bu hedeflere ulaşmak için bir takım araçlar kullanır. Kişi için önerilen bu hedefler ve amaçlar kişinin kültürü ve bireysel yapısı ile çok yakından ilgili olduğu gibi , kullanılan tekniklerde kişiye ve kültüre göre farklılklar oluşturmaktadır.

Kişiyi toplum içerisinde mutlu etmeye amaçlayan psikoterapi yaklaşımları ve teknikleri çok değişiklik arz etmektedir. Tüm bu teknikler dünyanın dört bir tarafında kullanılmaktadır. Bu psikoterapi yaklaşımları hastaların durumlarına göre tercih edilmekte ve kullanılmaktadır. Evrensel psikoterapi...
İçeriğin tamamını görüntülemek için lütfen giriş yapın. Giriş yap veya üye ol.
 

Foruma hoş geldin ?, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.